8.07.2017

Polo 6R 1.2 TDI Bluemotion Akü Değişimi (05.2017)

Orjinal Akü üzerinde yer alan AGM akü işareti
Normal şartlarda akü değişimi bir araç için normal bir ritüeldir. Çünkü akülerin belirli bir ömrü ve çalıştığı zor koşullar bulunmakta. Ancak konu start & stop olduğunda akü ile ilgili bildiklerimizi revize etme ihtiyacını hissettim. Çünkü forumlarda yazanların tamamı bizim araçlar için uygulanabilir değil.
2011 Nisan'da trafiğe çıkan Bluemotion'la geçen 6 senenin ardından  geçtiğimiz ay akü değişimini gerçekleştirdik.
Normal şartlarda bir akünün bittiğini özellikle zor havalarda motorun geç marş almasından hissederiz. Hatta ironik olarak arabayı ittirenler, vurdurma yöntemi ile yokuş aşağı çalıştıran kişilerin görüntleri de hafızamızdadır. Ancak ilerleyen teknoloji ile birlikte artık araçlar mekanikten elektroniğe doğru geçiş yapmakta. Bu nedenle ben de nedenini tam olarak bilmesem de yeni nesil dizel araçları vurdurarak çalıştırmayın diye hep uyarıyorlar.
İşin garip yanı geçen ay akü değişimi sırasında araçta bu tür bir akü eksikliği semptomu hiçbir şekilde görüşmemişti. Peki ne olmuştu.
Normal şartlarda motorunuz ışınmışsa, araç aşırı eğimli yolda değilse, direksiyonlar da bir yöne doğru çevrilmemişse, ilk çalıştırmadan bir süre sonra ilk duruşunuzda start stop sistemi devreye girer. Ancak bu oluşum zamanla daha da geç olmaya başlıyorsa, akünüzün kendisini toparlamak için geçen süre artıyor demektir. Kısacası aracın start stop davranışı farklılaşmaya başlayacaktır. Hatta benim aracımda acak motor sıcakken, elle stop edip (örneğin fırına gidip ekmek alıp) sonra aracı sıcakken 2. çalıştırdığımda ancak o andan sonra start stop işlemleri gözlenebiliyordu.
Bir diğer gözlem ise ilk çalıştırma voltajı. Normalde akü testi için bir tamirhaneye gitmeniz gerekse de ancak internetten alacağınız bir çok çakmak usb şarj aleti artık usb'ye giden amperi ve voltajı göstermekte. Örneğin aliexpress'te "usb car charger voltage" diye aratıp çok rahat edinebilirsiniz. işte bu aparatlar ile ilk çalıştırmada normal aküde 9-10 volta düşen gerilim, 7-8 voltlara kadar düşmekte ve akünün 12 volt üstünde yarım kontakta kalması da ender hale gelmekte.
Ayrıca göstergede uyarı olarak "start stop arızası" ya da "start stop not possible" şeklinde uyarıları da görmek mümkün.
işte bu gözlemlerden sonra start stop ile akü ilişkini kurabiliyorsunuz. Tabii şu da denilebilir ben o eski ritüeli yaşamak istiyorum, zaten start stopu komple kapattırmayı düşünüyordum , dolayısıyla oldukça güzel bu durumu niye bozayım ki. İşte bu noktada aracın diğer ekipmanlarının da etkilendiğini iletmek isterim. Örneğin benim aracımda DPF basınç sensörü de ilk çalıştırma sırasında hata vermeye başladı. 4-5 kez arıza ışığı yakıp sönmesini de ben aküye bağlamaktayım.
Tüm bu semptomlar ışığında aracın aküsünün değişiminde karar kıldık. ilk olarak servisi aradım, biraz da interneti araştırdım. Gördüm ki bizim start&stop'lu araçlar normal akü kullanmıyormuş. Çok hızlı şarj deşarj  olması (her start anı) ve start anında voltajını kaybetmemesi adına AGM  teknolojisinde aküler ile ancak değişim yapılması gerekiyormuş.

Orjinal fabrika çıkışı akü 68Ah

Son nesil bu aküler bu nedenle ömür açısından da normal akülerden bir tık daha ileriymiş(benimki 6 yıl boşuna dayanmamış :) )
İlk servise sordum. OEM VW AGM akü 68'lik dediler. 860TL gibi bir parça fiyatı söylediler. Tabii ben de dolayısılya bir yutkundum. Ardından boyut, kapasite olarak eşdeğer Bosch'un S5 A08 AGM aküsünü edindim. Fiyatı çok daha uygun ve "made in Germany" bir akü.
Değiştirme işleminin üstünden yaklaşık olarak 2 ay geçti (07.07.17). Henüz negatif diyebileceğim bir etki görmedim. ilk kontakta ve daha önceki duruma göre epey hızlı bir biçimde marş almakta. Ayrıca kalktıktan hemen sonra 800m ilerideki ışıkta bile start stop devreye hemen girmekte.

Umarım bu yazı da Polo BM severlere yardımcı olur.

Bosch 70Ah AGM akü






19.01.2015

Ayakkabı'yı internetten almadan önce bir daha düşün



Hak aramak için tüketiciye bir çok yol/yöntem sunulmaktadır. Bunlardan en çok bilineni tüketici hakem heyetleri ya da tüketici mahkemeleri. Ancak talep edilen miktar ne kadar az olursa, çekilen külfet hesaba katılarak çoğu zaman içten edilen bir beddua ile konu kapanıyor.
 Konu ayakkabı olduğunda tahmin edersiniz ki  tanım bu fiyat bandına uymakta. Aramak istediğinizde hakkınızı aramak için yollar olsa da hem zaman istiyor hem de emek. Bu neden ilk seferde bir işi doğru yapmak adına, benden sonrakiler aynı hataya bu siteler için düşmemesi için bu paylaışmda bulunuyorum. Site sahipleri belki bu yazıya kızabilir hatta onlar da kendi haklarını arayabilirler. Ancak yorumdan uzak, objektif bir yazı ile kararı okuyucuya bırakmakta yarar var.
  Geçtiğimiz hafta sosyal medya da gezinirken bir ayakkabı resmi dikkatimi çekti. Satış yapan site (http://www.ayakkabilardakampanya.com) inanılmaz indirimli ve orjinal olduğunu iddia ettiği marka ayakkabıları satmaktaydı.
Kimilerine göre anlık "gaz" ile, kimilerine göre de basireti bağlanmışçasına kendime 2 çift ayakkabı beğendim. O marka için ayak numaramı da bildiğim için denemeye de gerek yok deyip, siparişi verdim. İşin garip yanı ödemeyi o an internetten almadılar. Kapıdan ödeme harici hiçbir ödemeleri de yoktu. Çok geçmeden ayakkabılar kapıma geldi, kargo şirketi "biz kutu hasarlı değilse geri almıyoruz" deyip parayı aldı (tahsilatı yaptı) ve gitti. Ardından kargo poşetlerini açtım.  ilk bakışta internet sitesinde gösterilen orjinal kutuların olmadığını gördüm. Ardından kutuyu açtığımda ağır bir yapıştırıcı kokusu ortalığı kapladı. Hatta kokusu ortalığa yayılan bu madde ayakkabıların bir çok yerine de bulaşmıştı. Çiftlerden biri de başka bir modeldi. Allah'tan numaraları tutuyordu. Hemen telefona sarıldım ve müşteri hizmetleri yazan numaralarını aradım (0850 270 08 08) . Ancak 5,5 dakika beklememe rağmen bir temsilciye "iade, değişim" kısmından bağlanamadım. Sonra aynı numarayı "sipariş" kısmından aradım ve 10sn'de bir temsilci beni karşıladı. Diğer tarafın yoğun olduğunu söyledi ki bu ürünlerle pek de şaşırmadığımı ilettim. İade için gerekçelerimi sordu:
  • ürün görselleri ile elime geçen ürün arasında farklar vardı
  • ürün kalitesi gerçek olmayacak kadar kötüydü
  • dikişler özensizdi
  • ürünlerin her tarafında tutkallar vardı.
Karşı taraf hiç direnmeden faturanın arkasına IBAN bilgilerini yazmamı ve ayakkabıları İstanbul'da X şubesine yollamamı istedi. Kargo masrafı ise bana aitmiş. Telefonu kapattıktan sonra internette verdiği firma ismini (Sezon ayakkabıları) araştırdım. Gördüm ki ben ilk değilim. 
https://www.sikayetvar.com/sezonayakkabilaricom

Bir çok kişinin ücretlerini geriye alamamaları, bununla uğraşacak kadar bol vaktim olmaması nedeniyle (gün içerisinde) ben de blog'umda bundan bahsederek farkındalığı biraz arttırmak istedim.

İnternette biraz daha araştırdığınızda başka sitelerin de bu firmaya çıktığını rahatlıkla görebilirsiniz.
Bunlar benim ayakkabı görselinden yola çıkarak Google'dan aratıp bulduğum web siteleri.  Ki hepsinin müşteri hizmetleri de aynı numara. Tahmin ediyorum ki her gün yeni bir tanesi daha listeye eklenecektir.
Diyebilirsiniz ki benim ayakkabılarım çok güzel geldi. Ben memnunum. Bu durumda bu yazıyı görmezden gelebilirsiniz. Umarım tereddütleri olan bir kaç kişiye bu yazı karar vermelerinde yardımcı olur. Farkındalığınız biraz olsun arttıysa, zaten yazı da görevini yapmış sayılır.

Ticarette kalitenin ve müşteri memnuniyetinin ön planda olduğu, atılan kazıkların satıcının yanına kar kalmadığı günleri de görmek temennisiyle.




31.07.2013

Polo (6R) Bluemotion, TDI Yıllık Bakım (2.Bakım)

Geçen 2 yılın ardından Bluemotion’un(BM) 2. Bakım zamanı gelmişti. Bu işi halletmenin temelde 2 yolu alternatifi bulunmakta. İlki yetkili servis, diğeri ise özel servis. Teknoloji ilerledikçe motor teknolojileri de bu durumdan nasibini almakta. Bu nedenle mevcut dizel motorlar eskisine nazaran yazılım bağımlılığı arttırılmış, geri beslemeli sistemler haline gelmiş durumda. Hal böyle olunca ustayım diye geçinen sanayi atölyelerine güvenmek pek de gönlümden geçmiyor. İki kuruş yapılacak kar ileride misli ile çıkabilecek hasarlara neden olabilir. Bu düşünce ile ibre yetkili servis’e doğru  kaymakta. Ancak VW’nin 0km kalitesi ne yazık ki aynı şekilde servis kalitesi olarak kendini pek gösterebilmiş değil (En azından benim yaşadığım şehirde). Durum böyle olunca  Nisan 2013 tarifesine göre 560Tllik 2.yıl bakım fiyatını insan gönül rahatlığı ile veremiyor. Tahmin ediyorum ki bu yazıyı okuyan arkadaşlar da benimle aynı düşüncede olacaktır ki alternatif rotalar için internette araştırmaya girip de bu yazıya ulaşmışlar.
Aracım 2011 Nisan çıkışlı TR’ye gelen ilk seri Bluemotion Polo’lardan. Bu nedenle yüksek km yapan araçları bir kenara bırakacak olursak bir çok araçtan çok daha erken 2. Bakımı yapılacağını ön görebiliriz.
VW’nin kitapçığında BM’lar için uzun servis periyodu işlenmekte. Bu da 2 sene ya da 30.000km. Hatta servis ekranına girdiğinizde 2X365 gün ya da 30.000km’den geri saymaya başlıyor. Ancak Doğuş oto Türkiye’de yakıt ve toz durumunu düşünerek bunu 1 sene ya da 15.000km olarak belirlemiş durumda. Ancak bu durum benim aracımda ne servis menüsüne ne de kitapçığa işlenmişti. Sonuç olarak Türkiye koşullarını ne kadar göz önünde bulunduracağınız size kalmış. Ama aracınız şehir için ağırlıkla kullanıyorsanız ya da aracınız bir garaj aracı ise rahatlıkla 2 seneye bakımı uzatabilirsiniz(tabii senede bir kontrol edilmek koşuluyla)
2. yıl bakımında neler yapıldığını ve nelere dikkat edilmesini şu şekilde sıralayabiliriz.


Filtreler:
Hava filtresi ve polen filtresi: Türkiye şartlarının toz toprak açısından bol olduğu düşünülürse bu iki ekipmanın hava tutmadan birebir değiştirilmesi gerektiğini düşünmeliyiz. Motor filtresi aracınız için, polen filtresi ise iç ortamdaki havayı soluyan bizler için şart. Hava filtresi olarak Mann C15008 ‘i  seçtik. Polen filtresinin markasını not etmemişim.

Yağ filtresi: Bir önceki  1.4lt 6R benzinli polo’mdan farklı olarak bu motorda sadece filtrenin içi değiştiriliyor. Bu nedenle filtre haznesinin contasının değiştirildiğinden ve bu işlemin sorunsuz yapıldığından emin olmanız gerekir. Bu servis sonrası birkaç gün aracın altını park yerinde kontrol ederek yapılabilir. Yağ filtresinde  Wunder WY-121 (1.2 TDI  VW için) olan filtreyi tercih ettik.

Yakıt filtresi: Bu filtre ilk kez 2. Bakımda değiştiriliyor. Değişim periyodu ise 2 bakımda 1 kez. Ancak bu parçanın motor için hayati bir önemi olduğunu bir dizel geliştirmeci olarak belirtmek isterim. Filtre verimliliği yüksek basınç altında çalışan yakıt sistemi için hayati önem taşımakta. Çünkü basınçlı püskürtme sistemi çalışma sırasında en ufak bir partikül çok büyük aşındırıcı etkiye sahip olmaktadır. Bu durumda filtrenin dolmasından ziyade, filtrasyonun ne denli iyi olduğu çok önem taşımaktadır. Piyasa onlarca marka filtre ile kaynarken, bunların büyük bir kesimi ya çin malı ya da çok düşük kalite filtrasyona sahiptir. Bu nedenle bulabildiğiniz en iyi kalite filtreyi takmanızı ya da kısaca bu parça için paraya kıymanızı öneririm. Benim tercihim bu noktada Mahle KL 778 oldu. Boyut olarak birbirine çok benzeyen bu filtrelerde giriş çıkışların birebir aynı olması için epey bir parçacı gezdik.
Bir yakıt filtresi daha: Aracı lifte kaldırdığımızda 1 filtrenin daha olduğunu fark ettik. Hemen deponun çıkışında, aracın arka kısmında bulunan bu filtre UFI 3184500 (5.2 bar). Ancak bu filtre kaba pisliği filtrelemek üzere kullanılıyor. Ve ana filtrenin hemen tıkanmaması için bir önlem filtresi. Bu nedenle yakıt pompasından garip bir ses gelmediği (tıkanmadan ötürü) müddetçe ya da bir sorun algılanmadıkça bu filtrenin değişmesine gerek yok.


Yağ değişimi: Polo 1.2 TDI motorun 4.3litrelik bir yağ kapasitesi bulunmakta. Bu kapasiteyi nasıl dolduracağınız tamamen duygusal gibi gözüken ama sonuçları bir o kadar motorun ömrünü belirleyen bir seçim.  Genele baktığımızda kullanılması gereken yağ 5W-30 viskositeye sahip tam sentetik bir yağ. Ancak burada çok  önemli bir not düşmek isterim.  VW’nin dizel binek araçları için talep ettiği bir standart bulunmakta. 504.00 – 507.00 diye geçen bu Standard, VW yetkili servisinde de yağ kaleminin oldukça büyük bir rakam tutmasının en büyük nedeni. Özelliği ise hem partikel filtresinde birikmemesi hem de özelliğini uzun süre aynı fiziksel özellikleri gösterebilmesi. Bu yağ kodunu bilgisayarda servis datasına girdiğinizde  VW servis süresini 2 sene olarak göstermekte. Bir diğer nokta da partikel filtresinin dostu bu yağ harici bir yağ kullanımı, DPF(dizel partikel filtresi)’in hızla dolmasını ve normal DPF döngüsü ile bu kurumun atılamaması anlamına gelmektedir. Bu da
bir süre sonra DPF’in tıkanmasına neden olacaktır. DPF’i temizletmek 400-500TL, yenilemek ise binlerce lira demek. Bu yağı normal şartlarda her hangi bir özel servis hayatta aracınıza koymaz. Çünkü karlılığını ve rekabetini  normal yağdan çok daha pahallı olması nedeniyle anında bitirmiş olur.  Bu nedenle muhtemelen shell helix 5-30 yağ kullanmak isteyecektir. Ancak internet üzerinden 2 şekilde bu yağı tedarik edebilirsiz.  Ya Mobil Formula, ya da Shell Helix Ultra Extra’yı internetten edinerek  kendi yağınızı satın alıp bu yağı serviste kullandırtabilirsiniz. Tabii ustayı araçla yalnız bırakmamakta yarar var. Çünkü ülkemizde iş ahlakı karlılık adına olduça ayaklar altında. X markanın bidonunu, Y markanın varilinden doldurup, abi X marka kullanıyoruz diyen o kadar çok yer var ki? Kaldı ki zaten aracın bozulması yine kendisine iş olarak geri döneceğinden bindiği dalı kesmek isteyecek çok az özel servis biliyorum.

Ben yağ değişimi için Shell Helix Ultra Extrayı kullandım. 130-150TL’ye tedarik etmek mümkün. Mobil ise biraz daha hesaplı. Ancak servis zamanında onu tedarik etme şansım olmadı. 5 litrelik yağdan ½ litreye yakın bir artma  oldu. Bunu da bagajınızda kötü günler için zulalayabilirsiniz. Bazıları Polo’ların düzenli yağ eksiltmesinden şikayetçi olsa da 2 senede henüz yağ çubuğu minimumun altına inmedi(insallah ileride de böyle devam eder).
Bu işlemleri garantiniz bozulmadan VW yetkili servisinde yaptırmamın maliyetine gelince. Ben bu işlemlere ek olarak 75TL’ye 2ön farı daha kuvvetli H4 Bosch far ile değiştirdim. Bir de kardeşimin aracı için 25 TL’ye arka silecek de aldım. Ama tüm bunlarla birlikte 377 TL verdiğimi düşünürseniz 277TL’ye hakkıyla bir periyodik bakımdan aracımı geçirttiğimi düşünüyorum. Gördüğünüz gibi yaklaşık yarı maliyetle ama tabii ki biraz araştırma ile siz de iyi kalitede bir servis dönemi geçirebilirsiniz.  Siz de bu yazıyı okuyarak bunun ilk adımını atmış bulunuyorsunuz.
Umarım yukarıdaki bilgiler Bluemotion ve TDI Polo kullanıcılarının işine yarar ve basit bir hata ya da 3 kuruşluk kar yüzünden aracınız ileride sizi hiç üzmez…

Güvenli ve keyifli sürüşler dilerim